13. Kitap
                             SOMURTKAN KIZ
Çok çok eski günlerde... Şimdi unuttum nerde... O dağların ardında... Belli ki Türk yurdunda... Dereler çağlar iken... Ölüler sağlar iken... Dedem ak sakalını beline bağlar iken... Ninem gevezeliğe dilini,yağlar iken...
O dağların ardında, belli ki Türk yurdunda, çiçekler kadar güzel, kelebekler kadar narin bir küçük kız yaşar­mış.
Dünyalar güzeli de olsa, kul kusursuz olmaz derler ya, onun da bir kusuru varmış. O bahar gibi yüzü gün boyu somurtur, o gül pembesi dudakları gülmek nedir bilmezmiş.
Adı Elif olan bu kızın bu yüzden hiç arkadaşı yok­muş. Tüm çocuklar neşe içinde birbirleriyle gülüşüp oy­naşırken Elif bir uzak köşede onları seyreder, için için ağlarmış yalnızlığına. Bu yüzden asık yüzü daha bir ası­lır, görenleri şaşkına çevirirmiş.
Günlerden bir gün yaşlı dedesinin yanma varıp göz­yaşları içinde sormuş Elif:
- Benim neden bir arkadaşım yok dedeciğim? Neden kimse bana yaklaşmıyor, benimle oynamıyor? Ak sakallı dede bunun sebebini çok iyi biliyormuş da Elif kız üzülmesin, gönlü incinmesin diye söylememiş. Ama bu duruma da bir çare bulması gerekiyormuş. Bir­den bir çıkar yol gelmiş aklına.
- Yarın şehre iner, sana bir arkadaş getiririm, demiş.
Ertesi gün şehrin yolunu tutmuş dede. Varıp bir dük­kândan bir küçük el aynası satın almış. Sonra yeniden köye dönüp cebinden çıkardığı aynayı Elife uzatmış.
- Al, sana söz verdiğim arkadaşı getirdim işte...
Elif aynayı eline almış, evirip çevirirken birden ken­di yüzünü görüvermiş. Şaşırmış, korkmuş ilkin. Sonra uzun uzun bakmış aynadaki yüze. Ve öfkeyle haykırmış dedesine.
- İstemiyorum onu! Nereden aldıysan oraya götür ge­ne. İstemiyorum!
- Neden Elif? Dün bana bir tek arkadaşım yok deyip ağlayan sen değil miydin?
- Evet bendim... Ama... Bu çok çirkin... Çok sevim­siz bir şey... Böyle arkadaş olmaz olsun!
Dede gülmüş bir süre.
- Bilemedin yavrum. O yalnızca asık yüzlü, somurt­kan bir çocuk. Ama onun da kolayı var. Söylememi ister misin?
- İsterim ya.
Gülümse ona. Sen gülersen o da güler. Bak ne kadar sevimli ve güzel bir arkadaşın olur o zaman.
Elif yeniden aynaya bakmış ve gülümsemiş karşısın­daki yüze. Aynadaki görüntü de gülümsemiş tabii. Bunu gören küçük kız peş peşe kahkahalar savurmuş bu defa. Aynadaki görüntü de aynı kahkahalarla gülmüş gülmüş.
Elif, sahip olduğu bu ilk arkadaşı o kadar sevmiş ki, onu mutlu etmek için gün boyu oynaya bakıp yüzüne güneşler kadar sıcak ve aydınlık gülücükler oturtmuş.
Ve gün gelmiş, bir alışkanlık, bir vazgeçilmezlik ol­muş gülmek Elifte. İstese de yüzünü asamıyor, somurtamıyormuş artık. Aynaya, aynadaki arkadaşına bakma­dan da gülücüklerle dolmaya başlamış yüzü.
Haber kulaktan kulağa yayılmış tam zamanda. So­murtkan kız Elifin yüzünde gülücük gülleri açtığını du­yan herkes onunla arkadaş olabilmek için yarışa girmiş­ler sanki.
O günden sonra ne bir gün somurtmuş yüzü Elifin, ne de arkadaşsız kalmış. Gülen yüzündeki güzellik de daha bir artarak dillere destan olmuş.
Bu masaldan mesaj çıktı
Anlamı gayet açıktı
Gülen yüzde güller açar
Asık yüzden herkes kaçar...
Değil mi arkadaşlar

Kaya Avcı
 
Reklam
 
 

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=