11. Kitap

                              KURNAZ TİLKİ
Anne tavşan, yavrularına yiyecek aramaktan döner­ken kocaman bir diken saplanıp kalmış ayağına. Uğraş­mış, çabalamış ama çıkarmayı başarmış. Ve topallaya topallaya yuvasına doğru yürümeye devam etmiş. Canı çok yanıyormuş. Bu yüzden de adımları giderek ağır­laşıyor, yolu uzuyormuş.
- Selâm güzel tavşan. Seni gördüğüme pek sevindim doğrusu.
Başını kaldırmış, kocaman, çirkin bir tilkiyle göz göze gelmiş.
- Ben de tilki kardeş. Çünkü yardıma ihtiyacım var. Ayağıma diken battı. Yürüyemiyorum.
Tilki iri dişlerini göstererek sırıtmış.
- Üzülme tombul tavşan. Bundan sonra yürümene gerek kalmayacak. Çünkü seni yiyeceğim seni. İnan, karnım da o kadar acıkmıştı ki...
Tavşancık sonunun gelmiş olduğunu anlayıp susmuş, düşünmeye koyulmuş. Sonra ağlamaklı bir sesle sor­muş:
- Ne olur kıyma canıma. Bana acımıyorsan üç küçük yavruma acı. Tilkinin gözleri sevinçle parlamış birden.
- Üç küçük yavru mu? Oh oh oh! Desene tam bir ziyafet... Hadi, yuvana götür şimdi beni.
. Tavşan dikenli ayağını uzatıp göstermiş.
- Bak, yaralıyım. Yürüyemiyorum. Eğer beni sırtına alırsan seni yuvama götürebilirim.
- Ya almazsam?
- O zaman beni yemekle yetinirsin.
Tilki bir düşünmüş, gözleri önünde üç körpe tavşan gelmiş ve ağızı sulanmış.
- Atla hadi. Çabuk ol. Açlıktan öleceğim neredeyse. Tavşan, tilkinin sırtına tırmanmış ve ormandan yol al­maya başlamışlar. İkide bir durup soruyormuş tilki.
- Sağa mı, sola mı?
- Sola.
Böyle sağa sola, aşağı yukarı diyerek bir süre gitmiş­ler. Tilkinin hem gücü, hem de sabrı tükeniyormuş.
Tavşan çok rahat, çok mutluymuş oturduğu yerde. Hele az sonra olacakları düşündükçe için için gülmekten kendini alamıyormuş.
Birkaç gün önce avcıların vurup yaraladığı bir kurt yatıyormuş ininde. Yaralı olduğu için avlanmıyor, açlık­tan kıvranıyormuş. Tavşan şimdi tilkiyi bu ine götürüyormuş kendi yuvası diye.
Tilkinin yorgunluktan dili dışarıya çıktığında karşıki inin karanlık ağzını göstermiş tavşan.
İşte, yuvam orası. İçeriye sessizce girelim de yav­rularım ürküp kaçmasınlar. Tilki iştahla yalanmış.
- Merak etme sen. Bir tekini bile elimden kaçırmam. Bana kurnaz tilki demişler...
Tilki karanlık inin ağzından içeriye süzülürken anne tavşan "hop" diye kendini yere bırakmış, bir kenara sinip olanları seyretme koyulmuş.
Az ileride yatmakta olan yaralı kurt, ayağına gelen bu kısmete gözleri parlayarak bakmış ve yerinden bir ok gibi fırlayıp tilkinin boğazına sivri dişlerini geçirmiş.
Tavşan sindiği köşeden topallayarak usulca dışarıya çıkmış ve kendini bekleyen yavrularına doğru yürümeye başlamış.
Kaya Avcı
 
Reklam
 
 

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=